İki tercihim var sadece. Birinde ayak baş parmağımı, ikincisinde elimin 3 parmağını kaybedeceğim. Hepsi de sağ taraftan. Ya tutamayacak ya da basamayacağım istediğim gibi.
İstediklerimi yapamadıkça eskiyorum. Buruşturulmuş ve kedinin önüne atılmış bir müsvette kağıt gibiyim, liğme liğme her yanım. Ağladığım an paramparça olur kağıt. Paçavraya dönsemde dik duruşumdan milim şaşmamam lazım sanırım.
Eskiden soğuk havayı daha çok severdim. Şimdi çıplakken ve delik deşikken ciğerlerim soğuk acıtarak geçiyor içimden. Havalar ısınsın tekrar. ısınsın veben denize atayım kendimi. Kirleneyim temizleneyim.
Her şeyin ustası olmak her şeyi ustaca kabullenmekten farklı bir hal değil. Çünkü biazdan sabah olur ve ben hiçbir şey yokmuş gibi başlarım hayata. İlk nefesim de yine sardığım tütünden gelir. İlk nefesle yanmaya başlar içim, dışım, çakmağım, kağıdım.
Gerginim ve gerginliğimi beli etmeyi unutmuş birisi olarak acemiyim de.
Evimin önündeki kaldırım taşlarının altında toprak var. Hava sıcakken e bir de yağmur yağarken güzel kokuyorlar.
Sıkılıyor canım.
