Biraz ileriden üstüme doğru gelen bi alev topu var. şimdiden terlemeye başladım bile. Ateşten korkum etten kemikten yapılmış olmamdan dolayı. Pişirilip yenen her çeşit baş hayvan gibi et ve kemiğim ben de. O sebeple yenilebilmek ve yağ olarak depolanmaktan korktum sürekli.
Parçalara bölünsem sağ kolum kalem tutmaya devam ederdi bu şehirde, bundan eminim. Ayaklarım kopsa Antalya’ya koşardı bedenimi bırakıp. Midem kusmakla meşgul olurdu, Beyazıt’ta çarşının kapısının önüne. Burnum hep kabak tatlısı peşinden giderdi. Beynimi çıkarsalar doğduğu kente ihanet eden birisini görürlerdi insanlar. Toprağa ekildiğim yeri sevmedim ben, kök saldığım yer başkadır.
Gözlerimi alamazlar ama sanırım. Gitmezler buradan uzağa. İçinde güzel bir ziyaretçi defteri var. Bakarsanız güzel bir film olur hızlı çekimde.