Chemical Brothers – Close your Eyes eşliğinde okunabilir. Tercihtir.

Gün boyu devam eden içimdeki sıkkınlığın sebebi olan deliyi öldürmeye karar verdim.
Sadece yazabilmek için yaşamasına izin verdiğim o deli, artık beni de malzeme yaptı kendine. Kendi kendisine hükmedemeyen, direk(t) kendisine yemek olan birisi olmaktan sıkıldım ve yorgunum.
Önceki hiçbir şey üretim değil. Arka arkaya harfleri koyup, kendimi nimetten saymama sebep olan delinin, şeytandan farkı yok. Ona inandım. Hiçbir şeye inanmazken o geri zekalıya inandım. Sebebi yok, temeli yok.
O deliyse, ben aptalım. Son iddiam da budur. Aksini ispat etmeyecek, ispat etmeye çalışana da yüz vermeyeceğim.
Bilgisayarda içi boş bir dosya gibiyim şimdi. Ne koyarsan o, ne yazarsan o, nasıl okursan oyum. Ne fazlası ne azı. Ancak ve sadece o kadar.
Şimdi odada iki farklı şey var çalan ve ben, o boş dosya, o haldeyim sadece. Nasıl dinlersen öyleyim. Silersen itirazım olmaz. Elin giderse yap, durma sakın.
Saat geç. Kolumda hiç olmamış saatimden okuyorum; Sabah var, öğlen var, akşam var, bir de “geç”. Dilek şart kipinde bir imalı durum, imansız bir zaman yorumu.
Korkarsan bir şeyden, nereye kaçıyorsun?
Bana sorma, buna cevabım yok. İçimdeki deli tüketti beni. Karpuzun yanına peynir, rakının yanına peynir, şarabın yanına peynir… Her yerde bozulmuş süt kıvamım aynen devam. Küflenecek olan dış kısmımı ağzına sürme sakın. İyileştirici hiçbir yanı yok, inan bana.
Rengi de beyaz değil, temiz hiçbir yanım kalmadı.